17 Mayıs 2008 Cumartesi      
 Çok Okunanlar
 PASİNLER İSMİ HASANKALE OLARAK DEĞİŞDİ  BAŞ SAĞLIĞI (HASAN ŞİŞMANI KAYBETTİK)
 Çok Yorumlananlar
 PASİNLER İSMİ HASANKALE OLARAK DEĞİŞDİ  BAŞ SAĞLIĞI (HASAN ŞİŞMANI KAYBETTİK)
Dost Siteler: aşk | güzel sözler | sohbet odaları | sohbet çet | Şarkı Sözleri | aşk | radyo dinle | Gizem Güneş | Lig Radyo | katlanır cam balkon | cam balkon | çet | cam balkon | antalya otelleri oyun hileleri Metin2 Tatil
İBRAHİM HAKKİ HAZRETLERİ (1703-1780)
Her canli; dogar, yasar ve Ahirete intikal eder. Bazi insanlar ölümünden kisa bir müddet sonra, bazilari çok uzun müddet anildiktan son¬ra, bazilari ise asirlar boyunca unutulmaz anilariyla, bi¬raktigi eserleri ve engin sahsiyeti ile gönüllerde taht ku

Her canli; dogar, yasar ve Ahirete intikal eder. Bazi insanlar ölümünden kisa bir müddet sonra, bazilari çok uzun müddet anildiktan son­ra, bazilari ise asirlar boyunca unutulmaz anilariyla, bi­raktigi eserleri ve engin sahsiyeti ile gönüllerde taht kurarak daima içimizde bizden birisiymis gibi yasarlar.


 


Aradan asirlar da geçse hala içimizde yasayan ve Erzurum Sehri üzerine düsürdügü çizgilerle, biraktigi eserleriyle bu Sehir le bütünlesen ve ismini Milli Sinirlarimiz in disina tasiran Erzurumlu Ibrahim Hakki Hz. leri 1703 yilinda Hasankale de dogdu.


 


Babasi; Molla Bekir in oglu Osman Efendi, Annesi; Seyhoglu Dede Mahmut Efendi nin kizi Hanife Hanim dir.


 


Evvela O nun hayati ve eserleri hakkinda kisa açiklamalari ve bilgileri Prof. Hayrunisa Çavusoglu nun makalesinden okuyalim. (Makale; Ibrahim Hak­ki Hz. Cami ve Külliyesi Vakfi nin yayinladigi "Tarihi TuristikSosyal ve Kültürel Yönleriyle Pasinler (Hasankale)" isimli kitaptan aynen alinmistir.)


 


Erzurumlu Ibrahim Hakki Hazretleri nin


 


Yetistigi Çevre, Hayati, Eserleri


 


Bu konusmada sunacagim bilgiler, Ibrahim Hakki nIn torunlarindan Mesih Ibrahim Hakkioglu nun, ki­tap, mektup, hatira defteri, temessük, tapu ve izin kagidi gibi belgelere dayanarak hazirlamis oldugu Erzurumlu Ibrahim Hakki" isimli eserinden alinistir. Tarihler bugünkü takvime göre yine Mesih ÎBRAHIMHAKKIOGLU tarafindan düzeltilmistir.


 


Ibrahim Hakki Hz. Marifetname isimli eserinde ailesi hakkinda su bilgiyi veriyor: Dedesi Hasankaleli (Erzurum un Pasinler Kazasi) Dursun Muhammedoglu Molla Bekir dir. Bu zat misafire ikrami, fukaraya yardimi ve dervislere hürmeti ile ün salmistir. Molla Bekir in oglu Osman Efendi Ibrahim Hakki Hz. lerinin babasidir. Osman Efendi 1664 de Seyhoglu Dede Mahmut un kizi Hanife Hanim ile evlenmis ve 18 Mayis 1703 te Ibrahim Hakki dünyaya gelmistir.babasi Osman efendi hayatinin bir bölümünü bütün açikligi ve içtenligi ile ve yerli agizla bir deftere yazmistir. Ibrahim Hakki nin ailesi ve yetistigi çevrenin özelliklerini samimi bir biçimde yansitmasi bakiindan bu defter üzerinde durulmaya deger. Yirmi yasina kadar,sarf,nahif,fikih ve feraiz okuyan Osman Efendi,dervis adi ile söhret yapmistir. Son derece duygulu ve bilgiye susamis bir zattir.Defterinde 1698 yilinda bir maraza maglup oldum ki, tabirimümkün degil,hatta galabe edende kelami kadir olamazdim diye basliyor ve sikintili ruh hallerini ve bunlarin belirtilerini çok tatli ve son derece mütevazi bir sekilde anlatiyor. Ibrahim Hakki nin dogumuna çok sevinmekle beraber sikintilari geçmiyor. Babasi öldükten sonra kendisine düsen mallari yakinlarina birakip seyahate çikmak istiyor. Defterinde Karin­daslarim cevap ettiler ki, "Sen hiçbir seye karisma, he­men var ders al gel evde otur. Eger bir konuk gelirse mukayet ol. Yoksa kendi okuyup yazmanda ol." Ailenin bu davranisi çok ilginç, ayni imkâni ilerde Ibrahim Hakki ya da taniyacaklardir. Osman Efendi Erzurum a gö­çüyor, Ibrahim Hakki iki yasindadir. Erzurum da Habib Efendi ve Eyüp Efendi isimlerindeki zatlarla tanisiyor, aralarinda dostluk doguyor, birlikte tasavvufa ait kitap­lar okuyorlar. Osman Efendi nin defterinde o devir Er­zurum ulemasi arasindaki örnek bir dostluk ve bilgi alisverisini izleyebiliyoruz. Bu sirada zannederim Ibra­him Hakki nin dehasini ilk defa Eyüp Efendi nin Hani­mi kesfediyor. Eyüp Efendi Osman Efendi ye Ibrahim anasi ile bize gelmis, çok methediyorlar, getir bir göreyim, diyor. Bu ara Osman Efendi, oglu için O kadar zekâvati var idi ki, 4.5 yasinda iki ay okuttum. "Büyük Hel Ata ya çikti. Cümle ezbere okudu. Bes kere yüzüne okurdu bakardin ki, ezberlemis. O kadar arzusu vardi ki, çok kere onu unutur, durmayip dinlenmeyip okurdu. Bazi kere ben naz ederdim ki okutmam, gelip elimi öpüp beni okut diye rica ederdi." diyor


 


Baba da ogul da okumaya merakli. Erzurum bir geçit sehri, sarktan Istanbul a giden bilginler orada bir süre konakliyor. 1707 de de Özbekli bir seyh geliyor. Os­man Efendi defterinde Özbekli nin nasihatinda o kadar nas olurdu ki, yer bulmak ne mümkün. Meger bir saat önce varaydin ki, camiye yer bulaydin diyor. Osman Efendi Özbekli ile bir hayli dostluk kuruyor ve sikintilari biraz hafiflemis olmali ki, defterinin burasinda "iki aydir ki, bu azaplardan biraz emniyetim var. Anin için zikriayip olan bu yüzümün karasini yazmaya devam ederim ki insallah ifakat memul Bu zalim nefis unut­masin. Bile ki, bu halin sahibi idim, ölüler de dirilirmis." Bana öyle geliyor ki, bu satirlar daha sonra Ibra­him Hakki da;


 


Naçak kalacak yerde


 


Nagâh açar ol perde


 


Derman olur ol derde


 


Mevla görelim neyler


 


Neylerse güzel eyler


 


seklinde siirlesecektir.


 


Osman Efendi "Eger bir kâmile mukarin olursam bu marazlardan halas, nice nimet ve devletlere nail olurum." diye düsünüyor. Karisina onu serbest birakip seyahate çikmak ist edigini söylüyor, Ibrahim Hakki nin annesi son derece sabirli ve zarif bir kadin Talak neden hatira gelir, ömrüm varken eger burda eger baska nerde olursan ol ancak adin üzerimde olsun diyor. Osman Efendi arkadasi Eyüp Efendi ile birlikte yol hazirligina basliyor. 1709 Ibrahim Hakki nin sevgili annesi ölüyor ve bir yil sonra babasi yola çikiyor. Büyük bir kalabalik onlari ugurluyor. Ibrahim Hakki 7 yasinda. Osman Efendi defterinde Bu firkatte iken masumu pek nuri didem Ibrahim i at birakip nas basina yigildi. O halde iken terk edip firar eyledim. Yol boyunca gör aglamayi, yumrusunca yas döktüm. Cizre ye giderken Siirt Kurbunda, Tillo nam karyede Seyh Ismail naminda bir azize misafir olduk, diyor. Evet Tillo Siirt ilimizin bir köyü ve orada, daha sonra Ibrahim Hakki nin da Seyhi olan Ismail Fakirullah var. ,Ismail Fakirullah in büyüklügünü ilk defa Eyüp Efendi teslim ediyor. Osman Efendi ye kendisinin anlatimi ile Benim Kâbem bu imis ben böylece t eslimim. Sen var ha firlan ha firlan. Fakat Osman Efendi de kaliyor. O zamana kadar sikintilarini ve özellikle rüyalarini uzun uzun yazan Osman Efendi Amma baktim ki bu devletlinin indinde rüya bir sey degil, hüsnü ihtiyarimla sakin olup rüyaya ragbet edip yazmanin terkini murad edip feragat eyledim diyor ve defter bitiyor.


 


Bir yil sonra amcasi Ibrahim Hakki yi Tillo ya getiriyor. Tillo daki ilk karsilasmayi anlatirken Marifetname de Seyhin yüzü bana babamdan daha bilis ve tanis geldi diyor. Osman Efendi Tillo da oglunu sefkat ve sevgi ile terbiye ediyor ve birlikte kaldiklari hücre Ibrahim Hakki nin ayni zamanda ilkokulu oluyor.


 


1720, Ibrahim Hakki 17 yasinda, babasi vefat edi­yor. Marifetnamesinde öyle feryadü figan edecektim ki rah-i hücreyi ref edip sedayi eminim semaya gidecekti. Fakat seyhinin ona bir tebessümle bakmasi ve taziye vermesinden sonra Oldemde benim derun-u sinemde yüreyim süratle titreyip hüznü elem gidip yerine sürur ve lezzet dolmustur diyor, Ibrahim Hakki babasinin ölümünden sonra Erzurum a dönüyor. Amcalari, babasina söyledikleri gibi ona da Sen hemen var ders al otur, hiç bir ise karisma demislerdir.Erzurum da amcasi Molla Muhammet le oturur ve sekiz yil geceli gündüzlü okur. Tahsilini hangi medreselerde yaptigi hakkinda kesin bir bilgimiz yoktur.


 


Okuma imkânlari bakimindan Erzurum u tercih ettigi anlasilan Ibrahim Hakki nin gönlü Tillo dadir.1727 tarihli bir temessükde görülen sekiz köseli mühründe Ismail Fakirullah in ismi vardir. Kitaplarindan el yazmasi olanlarinda ve mektuplarindan çogunda bu mühürü kullanmistir. Amcasi öldükten sonra Ibrahim Hakki, Tillo ya dönmüs ve seyhinden onu Fena Fillah tarikatina süluk ettirmesini istemistir. Tarikata nasil süluk ettigini ve ilkelerini ilk eseri olan "Süluk-u Tarik-ül Fena" adli Arapça bir risalede açiklar. Bu tarikatin uzun uzun zikirleri, ayinleri, müritleri, tekkesi yoktur. Alti ilkesi vardir: Zühüt, Gönül, Tefviz, Teslim-ü riza, Mürekabe ve Sabir.Ibrahim Hakki hemen her eserinde bu ilkeleri açiklar.


 


Tillo ya bu gidisinde 7 sene kalmistir. Seyhi ölünce Erzurum a dönmüs, yukari Habibefendi Camii ne imam ve hatip olmustur. 33 yasindadir, Firdevs isminde güzel bir kadinla evlenmistir. 1738 de ilk defa Hacca gitmis­tir. Dönüsünde, Büyük Türk ve islam Sairleri nin Fars­ça seçme siirlerini Lübb-ül Kutup basligi altinda 2 seri 7 ciltte toplamistir. 1742 de zengin bir ailenin kizi olan Fatime ile evlenmistir, Ibrahim Hakki dogdugu yer olan Hasankale yi çok sever, orada 3 kattaki saçakli ve çikmali odasina ayvan denen ve yakin tarihlere kadar kalmis olan bir güzel ev yaptirmistir. Burada da Belkis ve Züleyha ile evlenmistir.


 


Ibrahim Hakki 1747 de istanbul a gelmistir, buradan dört hanimi için ayri ayri yazilmis mektuplari vardir. Bu mektuplarinda her birine ayri ayri iltifat eder, onlari nasil sevdigini ve düsündügünü anlatir. Bu mektuplarindan birinde "Gönlünüz her ne meyve isterse sehirden getirtiniz, meyvesiz kalmayiniz. Haftada iki kere çaylara bahçelere çikiniz, hapsolmayasiniz, rahat olasimz" demektedir.


 


Bir mektubunu bitirirken de "Benim size o kadar çok sözlerim vardir ki bir ay yazsam tükenmez. Ben ise simdi kitap hazinesinden kitaplar alip tatli sözler yazsam gerek. Ta gelinceye degin, Insallah bir kitap yazip kendime armagan getirmek muradetmisimdir, kolay gele." demektedir, Istanbul kütüphanelerinde bir hayli çalismis olsa gerek.


 


Erzurum a döndügünde ufak tefek kalem denemeleri yapar. 1750 bir Tecvit yazmis, "Erzurum Sehri nde söhret bulup nefii-âni olsun için Türkçe söylemisiz." demistir. Bu sirada ilk Türkçe manzum eserini Tertip-ül-Ulum u yazmis ve ilk defa Hakki mahlasini kullanmistir.


 


1753 te de bir ruzname yapmistir. Yine bu yillarda 5 büyük eserinden ilki olan divanini yazmistir. 1755 ikinci defa Istanbul seyahati. O yil Erzurum Gömrükçüsü Sadullah Aga yi gömrük hesaplari için Istanbul a çagirmislardir. O da Ibrahim Hakki nin arkadasligini rica etmistir, Ibrahim Hakki nin bu seyahatine dair halk arasinda hikayeler söylenir, belli ki artik taninmaya baslanmistir. Bir hikaye söyle: Gömrükçü Sadullag Aga Istanbula bir at yükü kiymetli hediyeler götürüyormus, Ibrahim Hakki bunu görünce Senin hesabindan korkun varsa bu agir armaganlarin arkadasligi sana elverir, be­nim buradan geri dönmem gerekir demis. Gömrükçü, bunu hesap korkusu ile degil, adet oldugu için götürdügünü söylemisse de hosgörülmedigini anlayinca ati geri çevirmistir.


 


Bir hikaye de söyle: Yolda bir kahvede konaklamislar. Kahveci çok hizmet etmis, iyi bir insan gibi görünüyormus. Ibrahim Hakki nin "Kiyafetname" isimli eserinde tarif ettigi Fizyonomi-huy iliskisinde hiç uymuyormus bu adam.Gece düsündükçe uykusu kaçmis üstadin. Sabahleyin ordan ayrilirken kahveci akla hayale gelmeyen bir ücret istiyor, gömrükçü direndikçe aksilesiyormus. Ibrahim Hakki "Ver aga ne istiyorsa ver, bu adam az daha bana eserimi yaktiracakti." demis.


 


Bu 2. istanbul seyahatinde de ibrahim Hakki nin Istanbul dan Erzurum a gönderdigi mektuplari vardir. Yine hanimlarina ayri ayri iltifat etmis, hatir sormustur. Büyük oglu ismail Fehmi ye yazdigi mektuplardan ogullari için çok saygili davrandigim anliyoruz. Ayrica çocuklarinin terbiyesi ile ne derece ilgili bir baba oldugunu yine bu mektuplarda takib edebiliyoruz. Küçük oglu için Ve Nedim Efendi "Bilikli okur mi? eline tas ve agaç almasin kimsenin hatirina degmesin, hayvanlari dövmesin, namaz kilsin." diyor.


 


Istanbul dönüsü Hasankale ye çekilir ve en büyük eseri olan Marifetname yi tamamlar, 1757 Agustos or­talaridir. Ayni yil karisi Belkis Hanim dan oglu Muhammed Sakir dünyaya gelir, Ibrahim Hakki nin Hasankaleli torunlari bu soydandir.


 


Iki yil sonra sarisin aslan diye sevdigi mektupta adi geçen oglu Osman Nedim i kaybeder. Fakat çalismalarina ara vermez, pespese büyük eserlerini yazar. 1761 de irfaniye yi tamamlar. 1763 de insaniye yi hazirlar ve 3. defa Tillo ya giderek orada tamamlar. Tillo da ismail Fakirullah in oglu Musafa Fani O nu çok iyi karsilar ve kizkardesi Fatime Azize ile evlendirir. Bu hanimindan olan kizi Hanife, Ibrahim Hakki nin Tillo lu torunlarinin annesidir. Bu sirada Erzurum daki zevcelerinden Zeliha vefat etmistir, Ibrahim Hakki kayin biraderi Mustafa Fani ile 2. defa Hacca gider. Dönüsünde büyük oglu ismail Fehmi de Tillo ya gelmistir, Ibrahim Hakki 5. büyük eseri Mecmuat-ül Maani yi tamamlar. Bu sirada Seyhi ismail Fakirullah a casdan kubbeli bir türbe yaptirmistir. Türbenin doguya bakan bir penceresi vardir. Bunun dogu tarafina bir kule ve pencere, daha ilerde kaleye benzer bir yapi ve ona bir pencere koydurmustur. Kale bir uçurumla sonlanir. Tillolular buna Kal at ül Üstat diyorlar. Bütün bu yapilar öyle ayarlanmis ki her yil 22 Mart günü günesin ilk isinlari Kale ve Kulenin pencerelerinden geçtikten sonra türbenin penceresinden geçerek Seyh in mezarini aydinlatiyor. Her yil o gün Tillo lular bu olayi seyretmeye giderlermis. Fakat bir onarilmadan sonra hesaptaki inceliklere uyulmamis, bu gün bu olayi izlemek imkani ortadan kalkmistir.


 


Ibrahim Hakki Tillo da ders okutmaktadir. Mustafa Fani ile 55 kitap okuduklarini isimleri ile kaydetmistir. Derslerinde deneyler de yapmaktadir. Bu derslerinde kullandigi özel bir arabaya yerlestirilmis agaçtan bir küresi yakin tarihlere kadar kalmistir. Tatil günlerini de Kalat-ül-Üstad m bulundugu tepede talebeleri ile beraber geçirmektedir. Yine böyle ertesi gün oraya gitmeyi kararlastirdiklari bir günde Erzurum dan oglu Ahmet Naimi nin ölüm haberi gelmistir. Bir babanin duyabilecegi en büyük aci. Fakat Ibrahim Hakki pozitif ilimlerdeki uygulamasinda oldugu gibi çok iyi bildigi manevi ilimlerdeki ilkelerine de ayni sadakatle uydugunu ispatlarcasina bu aciyi sabirla karsilamis, kimseye bir sey hissettirmemis ancak gezi dönüsü ellerini kaldirarak, "Oglum Ahmet Naimi"nin ruhuna Fatiha" demistir.


 


Burada günümüzde yasanmis bir olaya deginme­den geçemeyecegim, Ahmet Naimi nin ölümü ile babasi Ibrahim Hakki nin esine bir daha rastlanamayacagina inandigim bu davranisini torunu Mesih Ibrahim hakkioglu nda tekrar gördük. Sanirim günümüzde bunu yapmak daha güçtü. Kendisinin deyimi ile "Ölümden de öte bir köyde" iken varligi, bir aile büyügü olarak etrafina sükunet ve sefkat dagitiyordu Ibrahim Hakki nin gerçek torunu.


 


Yil 1768, Erzurum Müftüsü Seyh Mustafa ile 3. Kez Hacca gider. Sam dan Erzurum a amcazadesi Yusuf Nesime yazdigi mektupta eserlerinin oralarda da sevilip okundugunu yaziyor. Dönüste Erzurum a gidiyor. Firdevs Hanim ölmüstür, Ibrahim Hakki, kendisi Tillo yu çok sevmekle beraber küçük oglu Muhammet Sakir in Hasankale de kalmasini ister. Kendisi Tillo ya döner. Bundan sonra 5 ana eser dedigi kitaplarindan 10 evlat eserini çikarir. Bu arada üzücü bir olay da olur. Belli ki Marifetname deki yeni astronomomiye ait bölümler bazi çevrelerce iyi anlasilmamis iyi karsilanmamistir. Buna karsilik 1777 de tamamen islam Astronomisini anlatan Heyet-ül islam i yazmis, bunu bir mektupla birlikte Erzurum a Amcazadesi Yusuf Nesim e göndermistir. Mek­tupta diyor ki, "Benim oglum geçen yazmisdin ki Efendi bir sir kitabi telif etmis diye beni siklet ederler simdi de "Urvet-ül islam" kitabini bu kaime ile degil ömür mektupla gösterip diyesin ki iste Efendimizin Marifetnameden sonra tasnifi budur" diyor.


 


Ibrahim Hakki ertesi yil karisi Azize yi kaybetmis ve vasiyetnamesini yazmistir. Bu vasiyetname Tillo daki toranlarindadir. Mallarini taksim etmis, öldügünde seyhinin türbesine degil Onun ayak tarafi evladi için kalsin diyerek babasinin mezarina yakin bir yere gömülmesini istemistir. Vasiyetnamesinde, kitaplarindan bahis yoktur. Halbuki halen Tillolular in ellerindeki kitaplardan burada bir kitapligi oldugu anlasilmaktadir.


 


Ibrahim Hakki ders okutmak sarti ile Erzurum daki Abdurrahman Dede Zaviyedaridir. Son yillar bu laviyeye ait bir ihtilaf çikmis, zaviyenin sinirlarim gösteren belgeyi oglu Erzurum da bulamayinca mektupla kendisine sormustur, Ibrahim Hakki cevabinda "Biz ayin yüz yetmis (1747 oluyor) tarihinde asil defterden yazmistik kitaplarin arasinda olmak gerek. Hatirimda kalan budur ki" diyor ve 32 yil önce Istanbul Tapu Dairesinden çikarttigi kayitlari yaziyor ki 77 yasindaki Ibrahim Hakki nin hafiza gücünü göstermesi bakimindan çok ilginç.


 


Erzurum da bu Zaviye isi yoluna girerken Tillo dan Mustafa Fani nin Yusuf Nesime yazdigi mektup geliyor. Mustafa Fani selam ve saygidan sonra "Biz Tanri nin rizasini almak için yaratilmisiz ve ancak O na dönecegiz.


 


Biliniz ki: Tanri için dostumuz ve kardesimiz, Cemaziye 1 ahirin 19 Persembe günü saat 9 u 15 gece (22 Haziran saat 17 oluyor) vefat etti. Hastaligi bir gün bir gece sürdü. Yüce kubbede Fakirullah in ruhuna komsu olan mezara gömüldü.


 


" 1Temmuz1780


 


Mustafa Fani, Ibrahim Hakki nin ölümünü hatira defterine de kaydetmistir, tarih aynidir


14578

04:04:00
17 Mayis 2008
Bu haber  154  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Günün Resmi

Son Eklenen 5 Resim
şirin kentde sahilde sabah sporundayken
en iyi güreşen deve benim devem
izmir limanı
kuşlara yem verirken
lokantada iken
 Son Eklenen 5 Video
Cola Dadaş
Genel Editör
ÜMİT TOPAL
TÜRKÇEYE KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ
Yazarlarimiz
Nurullah ÖzKILIÇ
VATAN SENİ BEKLİYOR
Avni BOZKAYA
CANIM ANNEM!
Osman YAĞAR
TAŞIRDIN GÖNÜL
doc.dr Senol KANTARCİ
ÖZGEÇMİŞ
Mustafa ÖZKAN
ANNEME
osman yağar
Muhdes FURAT
KALEDEN
Iletisim | Hakkimizda | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
Erzurum - Hasankale