28 Ağustos 2008 Perşembe      
 Çok Okunanlar
 
 Çok Yorumlananlar
 
Yazara Ait Tüm Yazılar
  ÜMİT TOPAL

          umittopal@hasankale.org
         STRES İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER

Az konuşan fakat öz konuşan büyükler vardır. Babam da bunlardan biridir. Çok sık bir aradaolamadığımız için benim için bu öz konuşmalar daha kısa olur. Sağlığında öyle bir laf söyledi ki sustum kaldım. Uzun süre kafamıniçinde dolandı söylediği cümle.





Strese girenin imanından şüphe ederim! demişti babam.





Stresleilgili kitaplar okuyan, zaman zaman stresle mücadele konusundaseminerler veren biri olarak, cümleyi çok ağır bulmuş olsam bile,kafamın içinde cümle dönüp durdu uzun zaman. Yaşadığımız yüzyılın enönemli problemlerinden biri olan stres hakkında bu kadar kesin ve keskin bir ifade duymamıştım.





Geçenyıl memlekette bir arkadaşla otururken hayatın sıkıntıları vezorlukları konuşulmaya başlanınca bende kendisine stres ve streslemücadele hakkında bildiklerimi anlatmaya başladım. Arkadaşım da benimlebirikimlerini paylaşıyordu. Bir ara babamın söylediği Strese girenin imanından şüphe ederim! lafını attım ortaya. Arkadaşım doğru bir cümle dedi. Hatta bir insan stres yüzünden hasta olursa Allah o insana bunun hesabını bile sorar dedi.





* * * * * * * * *





Stres, halkın bildiği ve kullandığı anlamıyla, sıkıntıları kafaya takmak demektir. Sıkıntılar insanı mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı hasta ediyor. 





Kimisi hastalıklarla mücadele etmekten yoruluyor. Mutsuz ve hasta oluyor.





Kimisi ailesiyle problemler yaşamaktan bunalıyor.





Kimisi çocuklarıyla baş edememenin sıkıntısını yaşıyor.





Kimisi maddi sıkıntılarla boğuşuyor.





Kimisi çevresindekilerin kendisini anlamadığından dert yanıyor.





Kimisi bir sevdiğini toprağa verince hayata küsüyor.





Hayatta insanı strese sokan o kadar çok şey var ki. Herkes kendisine dert edecek bir sıkıntı bulabilir. 





Stresle iman arasında bir bağlantı var mı dersiniz?





Sıkıntılarladolu bir hayat denilince benim aklıma hep Peygamberler geliyor. AllahPeygamberlerin kıssalarını ayrıntılarıyla bize niçin aktarıyordersiniz? Okuyup, ibret almamız için değil mi?





Peygamberlerin hayatlarından yola çıkarak bazı sorular sormak istiyorum.





Hz. Eyyüb ü hastalıkla imtihan eden Allah, bizi de aynı imtihana tabi tutma hakkına sahip değil mi?





Hastalığı kafaya takıp bunalıma giren insan Allah ım beni niçin hastalıkla imtihan ediyorsunuz ki? demiş olmuyor mu?





Hz. Nuh u oğluyla imtihan eden Allah, sizi evlatlarınızla imtihan edemez mi?





Hz.İbrahim i babasıyla imtihan eden Allah, sizi öz babanızla imtihan edemez mi?





Hz. Lut u eşiyle imtihan eden Allah a, Beni niçin eşimle imtihan ediyorsun ki? deme hakkına sahip olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?





Hz. Yusuf u kardeşiyle imtihan eden Allah, belki sizi de kardeşlerinizle imtihan ediyordur!





Tümpeygamberlerin hayatları sıkıntı (imtihan) dolu olduğuna göre, bizimhayatımızda da bazı sıkıntıların olması hayatın bir parçası değil mi?





Anne veya babasını kaybedince bunalıma giren bir insan Allah a Benim annemi / babamı niye alıyorsun ki? deme hakkına sahip olduğunu mu sanıyor?





En büyük acı evlat acısıdır! denir. Bu acıyı yaşayan anne babalar Allah kimseye yaşatmasın! derler.





Alemlererahmet olarak yaratılan Hz. Muhammed Mustafa ya bile torpil yapmayanYaratıcının, bize torpil yapmasını beklemeye hakkımızın olmadığını hiçdüşündünüz mü? Beş defa evlat acısıyla imtihan edilmiş bir Peygamberin ümmeti olduğumuzu bilmek zorundayız.





Kardeşim onlar Peygamber, biz insanız diye kimse itiraz etmesin. Peygamberler de bizler gibi üzülen, ağlayan, Allah a sığınan insanlardı. Allah tarafından özel seçilmiş oldukları gerçeği insanı acılara tepkisiz kalacakları anlamına gelmez. Bize düşen hayatı doğru anlamaktır. Unutmamalıyız ki, Peygamberlerine torpil yapmayan Allah, bize de torpil yapmaz.   





* * * * * * * *





Stresile iman arasında ki ilişki kafamın içinde uzun zamandır dolanıyordu.Bir okuyucum bana öyle bir söz gönderdi ki, o sözü okuyunca kafamıniçinde dolanan cümleler köşe yazısına dönüştü. Bu yazıyı da o güzel sözle bitirmek istiyorum.   





Çoksıkıldığınız zaman bu cümleyi hatırlayın. Hatta bana kalsa pano halinegetirilip ev veya işyerinin duvarlarına asılması gereken bir söz.





Bir gün dünyaya ait büyük bir derdin olursa Rabbine dönüp, Benim büyük bir derdim var! deme, derdine dönüp benim büyük bir Rabbim var! de.



Sait ÇAMLICA
Egitimci – Yazar

2008-06-27 Bu yazı  94  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:

STRES İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER
TÜRKÇEYE KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ
ŞÜKÜRSÜZ TOPLUMLARA AÇLIK VE KORKU ELBİSESİ GİYDİRİLİR
KALBİM TEMİZ (DİYORLAR)
NAMAZDA DİRİLİS MÜMKÜN YETERKİ HAKKINI VEREREK KILALIM
İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNDEN ÖĞÜTLER
CELAL YAZARIN ANLATIMLARI İLE HASANKALE HAKKINDA İLGİNÇ BİR ANEKTOT
BAR -LARİMİZ
BİLİNMEYEN YONLERİ İLE ENVER PASA
YORUMLAR
BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Günün Resmi

Son Eklenen 5 Resim
adaya giderken
şirin kentde sahilde sabah sporundayken
en iyi güreşen deve benim devem
izmir limanı
kuşlara yem verirken
 Son Eklenen 5 Video
DÜNYAYI TİTRETEN TÜRKLER
Cola Dadaş
Genel Editör
ÜMİT TOPAL
STRES İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER
Yazarlarimiz
Nurullah ÖzKILIÇ
DADAŞ MÜHRÜ
Hakan Dulkadiroğlu
Dulkadiroğullarından selamlar
Avni BOZKAYA
ÇEVRECİLİK ANLAYIŞI
Osman YAĞAR
SORDUM
doc.dr Senol KANTARCİ
ÖZGEÇMİŞ
Mustafa ÖZKAN
Ş EH İT L E R E
Muhdes FURAT
KALEDEN
Iletisim | Hakkimizda | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
Erzurum - Hasankale