DADAŞ NAKLİYAT


kamyoncular

HACI SALİH EFENDİ

İzlenme 1338

Salih Efendi hazretleri 1898’de Trabzon’un Çaykara ilçesinin Akdoğan köyünde dünyaya teşrif etmiştir. Babası Muhammed Şerif Efendi, annesi Havva hanımdır. Sülalesi ilim ehli insanlardır. Merhum pederi, o doğmadan önce annesine şöyle demişti: “Bu çocuk erkek olacak, salih bir kimse olacak. Sakın ola ki ona abdestsiz süt vermeyesin.” Bu vesile ile ecdadımızın enfes bir uygulamasına da değinelim; onlarda çocuk eğitimi anne karnında başlıyor ve doğan çocuk abdestsiz emzirilmiyordu. Bunu Bediüzzaman hazretlerinin hayatında gördüğümüz gibi, Fethullah Gülen Hocaefendinin merhume validesinin aynı hassasiyeti gösterdiğini biliyoruz…
İrşadla geçen ömür
1924 yılında önce babasını, ardından dedesini kaybeden Salih Efendi, 1925’te askere gitti. Asker dönüşü Çöğender’de kalmaya devam etti. 1929’te çok sevdiği şeyhi Hacı Ferşad efendinin ufulü üzerine Alvar İmamı Hace Muhammed Lütfi hazretlerine intisap etmek istediyse de, Efe hazretleri “Senin dersin yüksek yerden. Ona devam et.” diyerek eski dersine devam etmesini tavsiye buyurmuştu...

Çöğender’de bir süre imamlık yapan ve burada kaldığı süre içerisinde çevresindekilerden büyük bir ilgi ve alaka gören H.Salih Efendi, 1936 yılında Pasinler’in Sivaslı Camii’nde yaklaşık bir yıl imamlık yaptı.

“Lisan-ı pakinde her dem lafzullah
Etrafa hizmeti hasbeten lillah
Hulus-i tam ile etmiş zikrullah
Halka-i tevhidde devran eylemiş.”

1939’da bir süre hapiste yatan Hacı Salih Efendi, hapishane arkadaşlarıyla birlikte güzel günler geçirdiğini anlatırken, yanlarında büyük veli, Mahmut Vehbi Efendi Hazretlerinin de bulunduğunu ifade etmektedir. Salih Efendi ilerleyen yaşlarında, Mahmut Vehbi Efendi ile birlikte hapishanede kaldıkları günlerin güzellik ve önemini ifade sadedinde, “Hayatımda ne varsa Vehbi Efendi ile geçirdiğimiz o yetmiş gündür.” diyecektir.

1947’de Alvar İmamı ile ilk haccına gitti. Hac dönüşü geldiği Kurnuç köyünde 5 sene imamlık vazifesine devam etti. 1950’de ikinci defa hacca gitti. Hayatı boyunca 10 defa hac yapmıştır.

1952’de Hasankale’de meydana gelen deprem’de göçük altından çıkarıldı.

1954’te Sivas, 1955’te Denizli 1956’da Merzifon bu zatın bereketinden nasibini aldı. Aynı yıl bir müddet Çorum’da vaazu nasihatta bulundu. Gittiği yerlerde dokunaklı hitabeti, melek nümun siması, mahviyyet ve mahfiyeti ile ölü kalplere sağnak olup yağıyor ve herkesi kendisine müştak ediyordu.

1960’da Sarıkamış’a bağlı Yeniköy’e yerleşti. Orada 5 sene imamlık vazifesinde bulundu ve yöre halkı tarafından baştacı edildi.

1965’te Çöğender’e döndü. İki sene sonra Erzurum’a taşındı.

Dosta Vuslat
1971’de İstanbul’a teşrif etti. Küçükköy’e yerleşti. Gittiği her yerde olduğu gibi burada da kısa bir zamanda büyük bir sevenler halkası etrafında halelendi. Ve nihayet 2 Şubat 1991’de her zaman emirlerine büyük bir titizlikle uyduğu rabbinin “ircii” çağrısına teslim olarak bu sıkıntı yurdundan ferahlık meşherine adım attı. İnna lillah ve inna ileyhi raciun...

3 Şubat 1991 tarihli Zaman Gazetesi bu acı kaybı okuyucularına şöyle duyuruyordu: “Hacı Salih Efendi dün saat 12.05’te, öğle namazı için son hazırlıklarını yaptığı sırada geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.”

“Gideli efendim bu beldelerin
Boynu bükük kaldı hep bendelerin
Ebul feyzi gibi üftadelerin
Destgir-i hassı Hacı Efemiz” (M. Şefik Güvenli)

Cenazesi, 4 Şubat günü, Fatih Camiinde mahşeri bir kalabalık tarafından muhterem Mahmud Ustaosmanoğlu Hocaefendi imametinde kılınan namazın akabinde Erzurum’da toprağa verilmek üzere uğurlandı. 6 Şubat 1991 günü Erzurum’da Emir Şeyh camiinde Fethullah Gülen Hocaefendi tarafından kıldırılan ikinci cenaze namazı sonrası, vasiyeti üzerine Esad Paşa Camii kabristanında toprağa verildi.

Bir kaç ay sonra Çöğenderli muhibleri tarafından naaşı mezarından kaçırılarak Çöğender’e getirildi ve buraya DEFİN edildi. Ölümünün üzerinden 5 ay 17 gün geçmesine karşı mübarek cesedlerinin çürümediğini köylüleri hayretler içinde gördüler. Allah Rahmet eylesin...


07/09/2010 Gün Ortalama:83  Bugün 58 Ziyaret var  Sitede 3 kişi var  IP:38.107.191.116